pundikli
Çavuş


Popülerlik Puanı: 108.75
Kayıt: 03 May 2006
Mesaj: 46
|
Tarih: Pts May 19, 2008 5:00 pm Mesaj konusu: ibrahim bin ethem'den kıssalar |
|
|
[b]İbrahim b. Edhem Hazretleri anlatıyor: "Bir gece Mescid–i Aksâ'da kalmak istedim. Câmide görevli hâdimlerin beni görmemeleri için içeride bulunan hasırların arasına gizlenip hasırlardan birine sarındım. Çünkü içeride kimsenin kalmasına izin verilmiyordu. Hâdimler benim orada olduğumun farkına varamadılar.
Gece geç vakit olunca mescidin kapısı açıldı ve içeriye tanımadığım pir–i fâni bir zat girdi. Mihraba geçip iki rekât namaz kıldı. Bu arada kırk kişi daha geldi ve onun arkasında yuvarlak bir halka oluşturacak şekilde oturdular. O zat da namazını bitirdikten sonra arkasını mihraba vererek, diğerlerine dönüp oturdu. İçlerinden birisi:
–"Bu gece burada bizden olmayan yabancı biri var," dedi. Mihrabda bulunan zat tebessüm ederek:
–"Evet, o kimse İbrahim b. Edhem'dir. Kırk gündür kıldığı namazın tadını bulamıyor ve kalp huzuru ile ibadet yapamıyor," dedi.
Ben bunları duyunca daha fazla sabredemedim ve sarındığım hasırdan çıkarak mihrabda bulunan pirin huzuruna vardım. Selâm verip bunun doğru olduğunu ifade ettim. Kendisinden, içinde bulunduğum bu hâlin sebebinin ne olduğunu söylemesini rızası için rica ettim. O zat içinde bulunduğum bu hâlin hikmetini şöyle anlattı:
–Falan gün falan yerde Basra'da hurma satın almıştın. İşte bu sırada yere bir hurma tanesi düştü. Sen o hurmayı kendi hakkın zannederek aldığın hurmaların içine koydun. Halbuki o hurma senin değildi. Onu yediğin için kırk gündür ibadetlerinden tat alamıyorsun," dedi.
Ben o mübarek zattan bu sözleri işitince, ertesi gün hurmayı satın aldığım zatın yanına koştum. Olanları anlatıp kendisinden helâllik istedim. Dükkân sahibi benim bu sözlerimi duyunca hayretle feryad–ü fîgan etti ve dedi ki:
–"Mademki bu iş bu kadar hassas, benim burada ne işim var? O hâlde ben şimdiden sonra hurma satmayı bırakıp kendimi 'a adıyorum," dedi. Dükkânını kapattı ve o da dervişlerden oldu.
[b][/b][/b] |
|