Anasayfa     |     LPG Haber Extra         











   Sektörel Haberler






Tüm Haberler

   Günün Montajı










Tüm Günün Montajları



yakıt tasarrufu





ALFA-ROMEO AUDI BMW CADILLAC CHERY CHEVROLET CHRYSLER CITROEN DACIA DAIHATSU FIAT FORD HONDA HUMMER HYUNDAI JAGUAR JEEP KIA LADA LAND-ROVER LEXUS LINCOLN MAZDA MERCEDES MINI MITSUBISHI NISSAN OPEL PEUGEOT PORSCHE PROTON RENAULT ROVER SAAB SEAT SKODA SUBARU SUZUKI TOFAS TOYOTA VOLKSWAGEN VOLVO AKME-KME ALDESA ATIKER AUTRONIC BAYKAN BEDINI BIGAS BRC COLLINA E-GAS EASY-JET ECOGAS EKOGAS EMMEGAS EUREKA4 FEMA HEDEF LANDI LANDI-RENZO LO-GAS LON-GAS LOVATO MARINI MILANO MIMGAS MY-GAS NLP OMVL PLATINCA PRINS ROMANO STARGAS STEFANELLI TARTARINI TELEFLEX ULTRAGAS VIKARS VOLTRAN ZAVOLI Oyun
   Lpg Haber  |   Lpg Haber Extra  |   Otogaz Haber  |   Otogaz Club                                                                    SSS  |   Arama  |  Kayıt Ol  |   Profil     
  
KATEGORİ: TARİH

KONU: Osmanlı Padişahları Hakkındaki İddialar ve Cevapları

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
ayaz
Üst Teğmen

Üst Teğmen

Popülerlik Puanı: 466.65
Popülerlik Puanı:
466.65



Kayıt: 08 Nis 2006
Mesaj: 128





MesajTarih: Cmt Arl 23, 2006 4:45 pm 
   Mesaj konusu: Osmanlı Padişahları Hakkındaki İddialar ve Cevapları
Alıntıyla Cevap Ver Mesajı değiştir/sil Bu mesajı sil

Osmanlı Padişahlarından İçkiye Mübtelâ Olanlar Bulunduğu Ve Hatta Saray’da Gayr-İ Meşru Eğlence Sofraları Düzenledikleri Söylenmektedir. Bunlar Hakkında Ne Dersiniz?

Prof Dr. Ahmed Akgündüz

Burada şu gerçeklerin bilinmesinde fayda mülahaza ediyoruz:

A) Osmanlı Devletini teşkil eden fertler ma‘sûm ve günahsız değillerdir. İçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi “veliyyullah“ denilen fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden şahıslar da bulunabilir. Nazarî plânda İslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhâlefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her şeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenâtının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i İlâhi bu uzun süre içinde İslâm'ın bayraktarlığı ünvanını onlara ihsân etmiştir. Seyyiâtı hasenâtına ağır basınca da, bu şerefli ünvan yine kaderin hükmüyle ellerinden alınmıştır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi İslâm'ın açık bir hükmüne muhâlefet, içtihadî meselelerde dahi şer'î hükümlere ri‘âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arşiv belgeleri isbat etmektedir.

B) Maalesef, Osmanlı tarihi ve edebiyatında geçen bazı tabirler, Osmanlı Devleti'nde içkinin tamamen serbest olduğu mâ'nâsına gelecek şekilde te'vil ve izah edilmek istenmektedir. Bu tâbirlerden bazılarına dikkat çekmek istiyoruz. “îş ü işret“, bunların başında gelmekte ve tarihlerdeki “padişah, îş ü işreti severdi “ tarzında geçen ifadeler, içki ve sefâhet hayatı yaşardı şeklinde yorumlanmaktadır. Halbuki bu ifadenin asıl mânâsı, îş=yaşama, işret=keyifli hayat ve eğlence demektir. Yaşamanın tadını çıkarma ve keyifli hayat, meşrû dairede olduğu gibi, gayr-i meşrû dairede de olabilir. O halde, bu tâbirleri, başka karîne olmadan gayr-i meşrû hayat diye izah etmek, peşin fikirlilik olur. Ancak Yıldırım Bâyezid gibi bazı devlet adamlarının içki içtiğine dair açık deliller varsa, bunu başka türlü yorumlamak da doğru olmaz.

“Sâkî“ kelimesi de manası çarpıtılan kelimelerdendir. Kelime manası, keyif meclislerinde kadehle içilecek şeyleri takdim eden şahıs manasını ifade eder. Ancak mevlidde şerbet dağıtana sâkî dendiği gibi, meyhânede şarap dağıtana da aynı ad verilir. Sâkî kelimesini, her yerde, içki kadehini dağıtan diye açıklamak, elbette ki kasıtlı bir peşin fikirliliktir. Osmanlı Sarayında sâkîler elbette vardır. Ancak bunların, içki kadehlerini dağıtan ve dolduran kişiler olduklarını, serbestçe içki dağıttıklarını ve bunun açık bir şekilde yapıldığını söylemek insafsızlık olur.

“Şarap“ kelimesi de öyledir. Aslında her çeşit içecek demek olan bu kelime, günümüzde haram olan ve Arapça'da “hamr“ kelimesiyle ifade edilen içki karşılığında kullanılmaktadır. Halbuki Osmanlı döneminde, şerbet ve su da dahil olmak üzere bütün içilecek şeylere yani bugünkü karşılığıyla meşrubâta “şarap“ dendiği bir vâkı'adır. İslâm hukukunun yasakladığı sarhoşluk verici içkileri içenlere, hadd-i şirb denilen şer‘î cezayı uygulayan devlet adamlarının kendilerinin, açıkça bu fiili işlemeleri mümkün değildir; ancak kanunlarla tatbikat arasında fark bulunabilir. Böyle bir fiili işleseler bile, bunun açıktan işlenen bir günah olmadığı kesindir. Nitekim Dimitri Kantemir’in II. Selim’le ilgili beyânları da bunu teyid etmektedir.

Bu arada, mezkûr kelimelerin tasavvufdaki manaları ile bir kısım metinlerde kullanıldığını da unutmamak icab etmektedir.

C) Türkler Müslüman olduktan hemen sonra, İslâm'a muhâlif olan bütün âdetlerini de kâideten ve nazarî olarak tamamen terk etmişlerdir. İslâm'ın te'siri altında ve ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar devrinde (X. asır) kaleme alınan Kutadgu Bilig'deki şu cümleler, bunun en bâriz misâlidir: “Bey içki içmemeli ve fesatlık yapmamalıdır; bu iki hareket yüzünden, sonunda ikbâl elden gider. Dünya beyleri şarabın tadına ulaşırlarsa, memleketin ve halkın bundan çekeceği zahmet çok acı olur. Bey içki içer ve oyunla vakit geçirirse, memleket işini düşünmeğe ne zaman fırsat kalır?”. Daha sonraki Müslüman Türk Devletlerinin içki hakkındaki tutumlarını ise, kendilerine resmî kod olarak kabul ettikleri fıkıh kitaplarında ifadesini bulan şer‘î hükümler ortaya koymaktadır.

Osmanlı hukukçuları, içki hakkındaki hükümlerde İslâm hukukçularının kabul ettikleri esasları aynen benimsemişlerdir. Bütün İslâm hukukçuları ise, başta şarap (hamr) olmak üzere, sarhoşluk verici içkilerin azının ve çoğunun haram, yani kesin olarak dinen yasak olduğunu kabul etmişlerdir. Ancak İslâm'ın tesbit ettiği ve had denilen cezayı gerektirecek içki içme suçunun târifinde farklı görüşler ortaya çıkmıştır. İmam-ı A‘zam Ebu Hanife’ye göre, az veya çok şarap (hamr) içmek yahut sarhoş edecek kadar diğer içkileri kullanmak, had cezasını gerektiren bir suçtur. Diğer İslâm hukukçuları ise, her çeşit içkiyi, az veya çok içmenin had cezasını gerektiren bir suç olacağını açıklamışlardır. Ebu Hanife şarap demek olan hamr ile diğer içkileri ayırt ederken, diğer İslâm Hukukçuları hepsini aynı hükme tâbi kılmaktadırlar.

Osmanlı Devlet'inde tercih edilen birinci görüşe göre had cezasını gerektiren içki içme suçunun (ki buna şirb denmektedir) iki unsuru vardır: Birincisi, az da olsa şarap içmek veya diğer içkileri içerek sarhoş olmaktır. Yani bütün içkilerin haram olduğunda ittifak etmekle beraber, had cezasını gerektirecek suçun teşekkülünde küçük bir görüş ayrılığı vardır. İkincisi, cezâî kasıd ve irâdedir. Zorla içirilen içkiler, had cezasını gerektirmez. Bu unsurlardan biri eksik olduğunda, had cezası tatbik edilmez; ancak devletin tesbit ettiği ta‘zir cezaları uygulanır. Had cezası ise, eksik ve fazla olmadan içki içene sopa ile seksen kırbaç vurmaktır.

Osmanlı Devleti’nin son on yılına kadar, bütün Müslüman Türk Devletlerinde, İslâm’ın içki için tesbit ettiği ceza aynen tatbik edilmiştir. Bunu şer‘îye sicillerinde görmek mümkün olduğu gibi Osmanlı Kanunnâmelerinde de görmek mümkündür. Osmanlı Devleti’nde konuyla ilgili şer‘î hükümler, Avrupalı bir hukukçunun diliyle “1810 tarihine gelinceye kadar, mer'î olmuştur. Gerçi bu hükümler, tatbikatta tam icra olunmadığı da söylenebilirse de, nazariyâtta kuvvetine riâyet olunmuştur”. Araştırmalar, Osmanlı Devleti’nin son on yılına kadar bu tatbikatın devam ettiğini göstermektedir. Ancak Osmanlı Devleti’nin son yıllarında kabul edilen Men‘-i Müskirât Kanunu, içki içenlere verilen cezaları, alternatifli olarak düzenlemiş ve bunlardan birini de hadd-i şer'î olarak zikretmiştir. Bu kanun, devletin içinde ve dışında çok büyük tartışmalara yol açmıştır.

Osmanlı padişahları, çok az istisnalar dışında, hem fiilen ve hem de kavlen İslâm’ın getirdiği içki yasağına uymuşlar ve bu yasağa uyulması için gerekli hukukî tedbirleri almışlardır. Bütün Osmanlı Padişahları bu konuda hassastırlar; ancak bunlardan II. Bayezid'e ait olan bir fermanın, sadeleştirilmiş metnini, sizlere takdim ederek, meseleyi bütün yönleriyle vuzûha kavuşturmak istiyoruz:

“1. Dergâhıma arz olundu ki, sancağınıza bağlı şehir, kasaba ve köylerde, düğünlerde, toplantılarda ve benzeri yerlerde, açıkça şarap içildiği, çeşitli sarhoş edici içkiler kullanıldığı, her türlü rezalet ve sefâhetin irtikâb edildiği görülmüştür. Ayrıca İslâm'ın şe’âirine ri'âyet edilmeyerek fâsıkların bu gibi gayr-i meşrû fiillerinden, bütün Müslümanların ve özellikle de âlimler ve sâlihlerin rahatsız olduğu bildirilmiştir.

3. Emrim size ulaşınca, bu konuda tam ihtimam gösteresiniz. Sen ki, sancak beğisin, kâdîlarsınız. Bizzat bu işin üzerinde durub kazanızdaki halka, şehirlerde, köylerde ve kasabalarda tekrar te'yîd ve tehdît ile yasak edesiniz.

4. Bundan sonra hiç bir yerde, fâsıklar toplanıp açıkça günâh işlemeyeler ve İslâm'ın şe‘airine gereği gibi ri'âyet edeler.

5. Sen ki, sancak beğisin, bu hususu görüp gözetip emrime aykırı hareket edenleri kâdî kararıyla hakkından gelip, şer'î hükümleri ve emirlerimi icrâ edesin. Şöyle bilesiniz ve alâmet-i şerife itimat edesiniz”.

Osmanlı Padişahlarının bu yasaklarına ve şerî‘ate karşı bu hassâsiyetlerine rağmen, açıkça şer‘î hükümleri çiğnemeleri nasıl düşünülebilir? Bu misâlden de anlaşılmaktadır ki, Osmanlı Padişahları hakkında söylenen “sarhoş“ ve “aile hayatı berbat” gibi ithâmlar, tamamen iftirâdır ve belli bir vesikaya dayanmamaktadır.

Şunu da önemle belirtelim ki, bütün bu izahların yanında I. Bâyezid Han, II. Selim ve IV. Murad’ın gençliklerinde bazen içki kullandıkları, bir kısım Osmanlı kaynaklarında açıklanmaktadır. Zaten bizim meselemiz de bütün Osmanlı Padişahlarını ma’sum göstermek değildir.[1]

YILDIRIM BÂYEZİD’İN İÇKİ İÇTİĞİ VE BU YÜZDEN MOLLA FENARİ TARAFINDAN ŞAHİTLİĞİNİN REDDEDİLDİĞİ SÖYLENMEKTEDİR. BÜTÜN BU İDDİALAR DOĞRU MUDUR?

Bursa’da Ulu Cami’yi yapan, Emir Sultân Buhari’nin kayınpederi olan ve İslâm’a aykırı işlere mani olmadıklarından dolayı bazı kadıları cezalandırmaya kalkışan Yıldırım Bâyezid’in, bir içki mübtelâsı olduğu asla iddia edilemez. Ayrıca Molla Fenari veya Emir Sultân’ın, içki içtiği için Yıldırım Bâyezid’in şahitliğini kabul etmediği iddiası da doğru değildir. Belki Molla Fenari, bir konuda şahitliği arzu edilen Yıldırım’ın cemaatle namazı terk etmesinden dolayı şahitliğini kabul etmediği doğrudur. O da bunun üzerine sarayının yanına cemaatle namazı terk etmemek için yeni bir cami inşa ettirmiştir.

Acaba içki iddiası nereden çıkmıştır? Bir önceki soruda da ifade ettiğimiz gibi, Osmanlı Padişahları, Peygamberlerin masum olduğu gibi, tamamen masum insanlar değillerdir. Onların da günahları bulunabilir. Her musibet, bir cinayetin neticesi ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. Dolayısıyla Ankara mağlubiyeti elbette ki bir musibettir. Bunda kader-i ilahiye fetvâ verdirten hatalar mutlaka vardır. Ancak esir alınan Emir Sultân ve Molla Fenari, Timur’un Semerkand’a gidelim teklifine, manevi alemde, Osmanlı Devleti’nin 30-40 sene sonra yeniden şahlanacağını müşahede ettiklerinden, teklifi kabul etmediklerini Osmanlı kaynakları önemle kaydetmektedirler.
Asıl meseleye gelince, Osmanlı tarihleri ittifaka yakın bir şekilde, Osmanlı sultanlarının Osman Bey’den ta Sultân Murad zamanına kadar, kendileri içki içmedikleri gibi, kendi zamanlarında içki içilmesine de şiddetle karşı çıktıklarını ve bu dinî yasağı takip ettiklerini yazmaktadırlar. Hatta zamanın âlimleri, bu konularda gevşeklik gördükleri zaman, Sultân’ın kapısına gelerek, ‘Eğer ma’rûfu emr ve münkerden nehy etmezsen, memleketinde durmayız’ derlerdi. Ancak Yıldırım Bâyezid devrinde bu işin biraz gevşediğini kaynaklar yazmışlardır. Bu, Yıldırım’ın içki içtiğini göstermez. Hatta bazı kaynaklar, Yıldırım Bâyezid’in Sırbistan Kralı Lazar’ın kızı Marya (Despina) Hanım ile evlendikten sonra, bu kadının Müslüman olmaması veya başka sebeplerle, az bir süre için de olsa, içki kullandığını, veziri Çandarlı Ali Paşa’nın bu konudaki ikaz görevini yapamadığını ifade etmektedirler.

Kısaca, Sırp Kralı, kızı Marya’yı Bâyezid’e göndererek Osmanlı Padişahını evvela manen yıkmayı ve sonra da cephede mağlup etmeyi planlamıştır. Maalesef geçici bir süre de olsa, bu planında muvaffak olduğunu kaydeden tarihçiler de bulunmaktadır. 1391’de bu kadınla evlenmiştir; ne zaman içki içmeye başladığı belli değildir; ancak hemen tevbe ederek Bursa Ulucami’yi inşaya başladığı ise, yine Osmanlı kaynakları tarafından açıklanmaktadır. Şayet geçici bir süre içki içmiş olsa bile, bu günahı açıktan yaptığını ve içkili sofralar düzenlendiğini söylemek mümkün değildir. Bu yüzden şer’an içtiğinin isbâtı da hemen hemen mümkün değildir. Bütün bunlar, bir değerli tarihçinin de ifade ettiği gibi, Çubuk Ovasındaki Ankara mağlubiyeti sebebiyle ileri sürülen tenkidler kabilinden de olabilir. Mağlubiyetin bir hatadan doğduğu noktasından hareket edilerek, bu sebep de dinî, siyasî veya malî konulardaki gevşekliğidir şeklinde de izah edilmiş olunabilir.[2]


1- Fermânın Orijinali, Bursa Şer‘iyye Sicilleri, nr. A 33/21, vrk. 338/B; Cin, Halil- Akgündüz, Ahmed, Türk Hukuk Tarihi I-II, İstanbul 1997, c. I, sh. 267-268; BA, YEE, nr. 14-1540, sh. 53-54; Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig, Neşreden: Reşit Rahmeti Arat, Ankara 1959, sh. 157-158; Kur’ân, Mâide, 90; Molla Hüsrev, Dürer ve Gurer, c. II, 69-70; Akgündüz, Ahmed, İslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı’da Harem, 1. Baskı, İstanbul 1995, sh. 34-38.

2- Neşrî, Kitâb-ı Cihân-nümâ, c. I, sh. 332-333; Lütfi Paşa, Tevârîh-i Âl-i Osman, sh. 45; Âli, Künh’ül-Ahbâr, c. V, sh. 99-100, 103-105, 109; Solakzâde, sh. 51-91; İsmail Belîğ-i Bursevî, Tarih-i Bursa (Güldeste-i Belîğ), İstanbul 1286, sh. 25; Hüseyin Hüsameddin, “Molla Fenarî“, TTEM, nr. 18(95), sh. 368-384; nr. 19(96), sh. 148-158; Wittek, Paul, “Ankara Bozgunundan İstanbul’un Zaptına (1402-1455)”, Çev. İnalcık, Halil, Belleten, c. VII, sayı 27 (1943), sh. 565; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, sh. 89-90; Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c. I, 260-323; Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları, sh. 7-10; Öztuna, Türkiye Tarihi, c. II, sh. 306-352; Devletler ve Hânedânlar, c. II, sh. 110-112; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı, c. I, sh. 22-25.
_________________
GüLmEk İçİn HeR zAMaN bİR bAhAnENiZ oLmALı :) :) :)
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
  Bu alanda reklam vermek için tıklayınız
  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
Mucib Otogaz
BRC - İSTANBUL
Anadolu Yakası
Lpg Dönüşüm Merkezi
0216 389 12 06
Candan Mühendislik
Lpg Otogaz Sistemleri
Milano Yetkili Servisi
Ümraniye - İSTANBUL
0216 634 24 80
Çevre Otogaz
Oto Lpg Dönüşüm Servisi
BRC Yetkili Servisi
Maslak / İSTANBUL
0 212 328 38 28
Şafak Otogaz
Oto Lpg Dönüşüm Merkezi
ATİKER Yetkili Servisi
Kadosan / İSTANBUL
0 216 365 66 74
Sistem Mühendislik
Otogaz Dönüşüm Merkezi
ATİKER-BRC-LOVATO-PRINS
Yenimahalle / ANKARA
0 312 394 52 44

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
KONU CEVAPLAR
  • Osmanlı Padişahları gerçekten Türk' ;e sövmüşlermidir.?
  • 0
  • Osmanlı Devleti'ndeki Ermeniler Hakkında
  • 0
  • OSMANLI TOKATI
  • 0
  • osmanlı padişahları sultan mehmed çelebi han
  • 0
  • osmanlı padişahları Sultan IV. Murad Han
  • 0
  • Bilinmeyen Osmanlı
  • 0
  • Osmanlı Para ve Finansman sisteminin esasları nedir?
  • 0
  • osmanlı padişahları Sultan II. Selim Han
  • 0
  • osmanlı padişahları sultan osman gazi
  • 0
  • osmanlı padişahları sultan yıldırım bayezid han
  • 0

     
    Forum Seçin:  
    Bu forumda yeni konular açamazsınız
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
    Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
    Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
    Forumdaki En Yeni 20 Başlık                                                                   Forumdaki En Yeni 100 Başlık
    Forumdaki En Yeni 20 Başlık
    1. MOCAN OTOGAZ - JETTA FSİ LPG DÖNÜŞÜMÜ BRC OTOGAZ LPG SİSTEMLERİ
    2. CANDAN MÜHENDİSLİK OTOGAZ VOLVO S40 SIRALI MONTAJI MILANO OTOGAZ LPG SİSTEMLERİ
    3. SIRALI SİSTEMDE LPGDE İKEN BENZİNDE KULLANILIR MI? Püf Noktaları
    4. ANKARA PRO-SER ROVER 620Sİ BRC MONTAJI BRC OTOGAZ LPG SİSTEMLERİ
    5. ANKARA PRO-SER OPEL VECTRA BRC MONTAJI BRC OTOGAZ LPG SİSTEMLERİ
    6. ANKARA PRO-SER TOYOTA CORALLA BRC MONTAJI BRC OTOGAZ LPG SİSTEMLERİ
    7. ATILIM OTOGAZ BMW 3.18is 1997 BRC SIRALI LPG DÖNÜŞÜM MONTAJI BMW Lpg Otogaz Dönüşümü
    8. MUCİB OTOGAZ PEUGEOT 206 X BRC SIRALI LPG DÖNÜŞÜMÜ MONTAJI PEUGEOT Lpg Otogaz Dönüşümü
    9. ANKARA PRO-SER MERCEDES E200 BRC MONTAJI BRC OTOGAZ LPG SİSTEMLERİ
    10. MUCİB OTOGAZ TOYOTA RAV 4 BRC LPG SIRALI DÖNÜŞÜM SERVİS TOYOTA Lpg Otogaz Dönüşümü
    11. ÇETİNSAY OTOGAZ RENAULT SCENIC BRC MY07 MONTAJI BRC OTOGAZ LPG SİSTEMLERİ
    12. ÇETİNSAY OTOGAZ RENAULT SCENIC BRC MY07 MONTAJI RENAULT Lpg Otogaz Dönüşümü
    13. SİSTEMİ SÖK YADA ARABAYI SAT ABİ... ŞİKAYET ve DESTEK
    14. SİSTEMİ SÖK YADA ARABAYI SAT ABİ... ŞİKAYET ve DESTEK
    15. TELEFLEX MEMNUNİYETİ TELEFLEX OTOGAZ LPG SİSTEMLERİ
    16. ATİKER Sorularınızı Cevaplıyor ATİKER LPG Otogaz Dönüşüm Sistemleri
    17. MOTORDA VİTES GEÇİŞLERİNDE YIĞILMA ROMANO LPG Otogaz Dönüşüm Sistemleri
    18. İSKENDERUN ALTINELOTOGAZ PRINS OTOGAZ LPG SİSTEMLERİ
    19. ATİKER Sorularınızı Cevaplıyor ATİKER LPG Otogaz Dönüşüm Sistemleri
    20. EMKAR LPG- HONDA ACCORD 2.4 SIRALI OTOLPG OTOGAZ HONDA Lpg Otogaz Dönüşümü
    Alışveriş Sayfalarından İlanlar

    NLP SIRALI ORJİNAL FİLİTRE
    1217 kez incelendi.
    Fiyat Alınız

    OPEL 1.8 KARBİRATÖR MİKSERİ
    1643 kez incelendi.
    10.00 YTL

    DOĞAN SLX ENJEKSİYONLU MİKSER
    2780 kez incelendi.
    4.00 YTL

    OPEL VECTRA ENJ. MİKSER
    1642 kez incelendi.
    5.00 YTL

    RENAULT MANEGER MİKSER
    1390 kez incelendi.
    15.00 YTL


    Alışveriş sayfaları, Katılımcı Firmaların ve üyelerin ilan verebileceği 24 saat açık bir sanal alışveriş hizmeti sunmaktır. Gerek hizmetin arzı ve gerekse üyelerin girdileri yönünden LPG HABER' e hiçbir sorumluluk yüklenemez.
    Login
    Kullanıcı Adı:    Şifre:      Beni hatırla    


     Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group   Tema


    >Lpg Haber Anasayfa
    >Güncel Haber Anasayfa
    >FORUM Anasayfa
    >Sektörel Haberler Anasayfa
    >Röportajlar Anasayfa
    >Günün Montajı Anasayfa
    >Üye İşyerleri Anasayfa
    >Otogaz
    >Enerji
    >Isı Rehberi
    >Isı Rehberi Forum


    >Hakkımızda
    >Bize Ulaşın
    >Kariyer
    >Yasal Bilgi
    >Reklam Bilgileri
    >Forum Arşiv
    >Alışveriş Anasayfa
    >Video
    >Oyun
    >Foto Galeri
    >Arama
    >Haber Arşivi
    otogaz
    AKP Ortadoğu CHP MHP Dış Politika Para Piyasa Şirket Banka Enerji Irak Kıbrıs ABD Avrupa Galatasaray Fenerbahçe Beşiktaş Trabzonspor Futbol Basketbol Voleybol Hentbol Motor Sporları Moda Alışveriş Kampanya Hayvanlar Alemi Turizm Mutfak Yök Dekorasyon Mimari Beslenme Diyet Erkek Sağlığı Kadın Sağlığı Çocuk Bebek Sağlığı Cinsellik Küresel Isınma İnternet Uzay Bilim İletişim Alternatif Yakıtlar Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu Kredi Burs Üniversite Sinema Sahne Gösterileri Edebiyat Sergi Televizyon Deniz Sporları Konser Elektronik Kadın Erkek Uzakdoğu Fuar Seminer Kongre Asayiş Kaza Terör DSP Anne Bebek DTP BBP Tarım Hayvancılık Bilgisayar Kurslar GÜNCEL EKONOMİ DÜNYA SPOR YAŞAM EĞİTİM SAĞLIK YEREL TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT OTOMOBİL MAGAZİN SİYASET
    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z world news haber haber arşivi firma rehberi
    HBR Yayın Grubu © 2006-2007 Tüm Hakları Saklıdır.
    İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

    lpghaber.com İHA Abonesidir.

    +90 216 392 37 78     info@lpghaber.com

    Digg StumbleUpon Del.icio.us Netscape Yahoo! Furl Ask Google Reedit Technorati Fark Simpy Mister Wong Magnolia Netvouz Facebook