Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Ilısu Baraj Projesi ile ilgili olarak, "İddia ediyorum dünyada böyle başka bir proje varsa bunu ondan çok daha iyi yapacağımıza söz veriyorum" dedi.
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Ilısu Baraj Projesi ile ilgili olarak, "İddia ediyorum dünyada böyle başka bir proje varsa bunu ondan çok daha iyi yapacağımıza söz veriyorum" dedi.
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Ilısu Baraj Projesi ile ilgili olarak, "İddia ediyorum dünyada böyle başka bir proje varsa bunu ondan çok daha iyi yapacağımıza söz veriyorum" dedi.
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Ilısu Baraj Projesi ile ilgili olarak, "İddia ediyorum dünyada böyle başka bir proje varsa bunu ondan çok daha iyi yapacağımıza söz veriyorum" dedi.
Almanya, Avusturya ve İsviçre ortak konsorsiyumun kredisiyle finanse edilmesi planlanan ancak Ocak ayında Çevre Bakanlığı’nın bir takım yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle askıya alınan Ilısu Baraj Projesi’nin 6 Temmuz’da yeniden start alması beklenirken, Bakan Eroğlu projeye ilişkin bilgilendirme toplantısı yaptı. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, tarihi Hasankeyf şehrini içine alması nedeniyle çevreciler tarafından yoğun eleştiriye maruz kalan projesini hükümetin, yabancı sermaye
olmadan da hayata geçirecek kaynaklara sahip olduğunun altını çizdi. Projenin tamamlanmasıyla bölgeye yılda 300 milyon Euro katma değer sağlanacağını ve Irak, Suriye gibi komşu ülkelere giden nehir suyunun düzene gireceğini anlatan Bakan Eroğlu, "Eğer Fırat nehri üzerindeki barajlar olmasaydı kuraklık yaşanan 2007 2008 yıllarında Suriye ve Irak’a 500 metreküp yerine ancak 50 metreküp debide su gidecekti" dedi.
"Su bölgeye hayat verecek aynı zamanda bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasını sağlayacak" diyen Eroğlu, baraj inşaatı sırasında 4 bin kişiye istihdam sağlanarak 28 bin kişiye geçim kaynağı doğuracaklarını belirtti. Son derece iddialı olduklarını vurgulayan Eroğlu, "Bu proje her açıdan, teknik, sosyolojik, tarihi eserlerin korunması, yerleşim yerlerinin kurulması açısından uluslararası standartların altında değil üstündedir. İddia ediyorum dünyada böyle başka bir proje varsa bunu ondan çok daha iyi
yapacağımıza söz veriyorum" şeklinde konuştu.
Sahadaki çalışmaların 16 Mayıs 2008’de başladığını hatırlatan Eroğlu, bugün itibariyle 47 görev maddesinin tamamlandığını, inşaat safhası ve sonrasında devam edeceklerle toplam 89 maddelik görevlerinin olduğunu anlattı. Eroğlu, bakanlığa yönelik eleştirilere tepki göstererek, "Görev tanımında belirtilen bu sorumluluklarımız yerine getirilmiş, dünya çapında uzmanlar saha ziyaretinde bulunarak raporlarını hazırlamışlar ve tarafımıza ulaştırılmıştır" diye konuştu.
Sadece baraj inşaatıyla kendilerini sınırlamadıklarını ve bölgeye hizmet sağlamayı amaçladıklarını anlatan Eroğlu, havzada yer alan 5 ilde çevre ve altyapı çalışmalarına öncelik verdiklerini kaydetti. Proje aleyhtarlarının yürüttüğü kampanyaya da sert çıkan Eroğlu, "Çok ayıp bir iddiadır. Yöredeki insanların başka yerlere sürüldükleri şeklinde. Katiyen böyle bir şey yoktur. İnsanların istediği en yakın yere götürüyoruz, en yakın yere" şeklinde konuştu. Yeniden yerleşim çalışmalarının 1 milyar 250 milyon
dolara mal olduğunu, ayrıca hayat standartlarını yükseltmek için 245 milyon dolar kaynak aktardıklarını belirten Eroğlu, "O bölge için gerçekten bir kurtuluş, nimet ve büyük açılım sağlayacaktır" dedi.
"KATİ SURETLE YUKARI HASANKEYF SU ALTINDA KALMAYACAKTIR"
TOKİ tarafından Ilısu köylülerine teslim edilecek evlerin fotoğraflarını gösteren Eroğlu, vatandaşların istekleri doğrultusunda projelerin hazırlandığını vurguladı. Bakan Eroğlu, "Bazı yabancı unsurlar tarafından bu Hasankeyf’i sevdiklerinden değil, bir siyasi alet olarak kullanılıyor" diyerek proje aleyhtarlarının yöre insanı ya da ülke çıkarları aleyhine faaliyet gösterdiklerini savundu. Mevcut binaların modernleriyle değiştirileceğini, şu an yüzde 2 olan yeşil alanın yüzde 27’ye çıkartılacağını
anlatan Eroğlu, Hasankeyf’te katı atık ve atık su tesislerinin de kurulacağını kaydetti. Yabancılar istiyor diye projeyi şekillendirmediklerinin altını çizen Eroğlu, "O kültürel varlıklar, miras bizim mirasımız. Dolayısıyla onları kurtarmak bizim de boynumuzun borcu" ifadelerini kullandı.
Artuk Köprüsü ve Zeynel Bey Türbesi gibi tarihi eserlerin bakımsızlıktan yıkılmaya yüz tuttuğunu kaydeden Eroğlu, bu proje sayesinde kültürel mirasın da ayağa kaldırılacağını belirtti. İddiaların aksine Hasankeyf’in tümüyle sular altında kalmayacağını vurgulayan Eroğlu, "Kati suretle Yukarı Hasankeyf su altında kalmayacaktır. Restore edilecek ve açık hava müzesi olarak turizme kazandırılacaktır" dedi.
Bakan Eroğlu, kültürel varlıkların restoresi ve korunması için 54 milyon dolar ve 25 milyon Euro ödenek ayrıldığını da açıkladı. "Ilısu Projesi Hasankeyf için büyük bir fırsattır, bunu altını çizerek söylüyorum" diyen Eroğlu turizmde istihdamın 39 kat ve yıllık gelirin de 83 kat artmasının hedeflendiğini bildirdi. "Bu projeyle Hasankeyf bir kültür şehri ve turizmde cazibe merkezi olacak" şeklinde sözlerini sürdüren Eroğlu, projenin siyasi malzeme olarak algılanmaması ve bölgenin kalkınması için
tasarlanan GAP çerçevesinde görülmesi gerektiğini söyledi. Almanya, İsviçre ve Avusturya hükümetlerine de çağrı yapan Eroğlu, şunları söyledi:
"Lütfen bir takım yabancı basındaki yanlış habere değil, bizzat sahaya gelerek yaptığımız muhteşem çalışmaları görmenizi rica ediyorum. Şimdiye dek yapılan, yapılmakta olan barajları önümüze getirin, onlardan çok daha mükemmelini yapacak güçteyiz. İster Çin’deki, ister Brezilya’daki isterse Almanya’daki bir barajı örnek versinler. Çevre, kültürel ve yeniden yerleşim alanında çok daha mükemmelini yapacağız."
"BİZİM BU PROJEYİ YAPMAK İÇİN HİÇBİR ÜLKEYE VE PARAYA İHTİYACIMIZ YOK"
Kasıtlı olarak proje içeriğinin çarpıtıldığını savunan Eroğlu, "Bu barajı istemeyenler var. Türkiye’yi sevmeyen, o bölgedeki insanların hayat seviyesinin artmasını istemeyenler var. Neticede Türkiye bölgesel bir güç. Bu projelerle o bölgedeki insanların refah seviyesi, mutluluğu artacak. Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen bazı ülkeler önüne set çekmek istiyor" diye konuştu.
Eroğlu, Irak hükümetinin de başlangıçta bu spekülasyonlar nedeniyle endişeli yaklaştığını ancak nehir suyunun yaz kış düzenli kendilerine ulaşacağını öğrendikten sonra olumlu baktığını anlattı. Yabancı sermaye olmasa bile bu projenin mutlaka hayata geçirileceğini kaydeden Eroğlu, "Bizim bu projeyi yapmak için hiçbir ülkeye ve paraya ihtiyacımız yok" diyerek mevcut uluslararası konsorsiyumun önceki hükümetler döneminde imzalanan anlaşmalar nedeniyle kurulduğunu belirtti. Eroğlu, "Yoksa Türkiye Cumhuriyeti
güçlüdür. Böyle daha yüzlerce baraj yapacak gücü vardır. Hem teknik olarak, hem mali olarak hem de kapasite olarak" şeklinde konuştu.
Tarkan, Orhan Gencebay gibi sanatçıların yanlış spekülasyonlarla yanlış yönlendirildiğini savunan Bakan Veysel Eroğlu, "Tahmin ediyorum onlar da oradaki durumun, tarihi eserlerin yok olacağı kanaati ve hassasiyetinden dolayı beyanatta bulunmuş olabilir. Ama biz davet ettik, danışma ve bilgilendirme birimlerimiz var. Samimilerse peşin hükümlü olmayan herkese bilgi vermeye hazırız" dedi.
Tarihi Hasankeyf şehrini de içine alan Ilısu Projesi’ne uluslararası konsorsiyumun destek verip vermeyeceği 6 Temmuz’da belli olacak.
ILISU PROJESİ VE YAPILAN ÇALIŞMALAR
Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi’nin nasıl hayata geçirileceğine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirme Raporu, Yeniden Yerleşim Eylem Planı ve Kültürel Varlıklar Eylem Planı 2005’te hazırlandı. Bu raporlar doğrultusunda Avusturya, Almanya ve İsviçre İhracatçı Kredi Kuruluşları ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü arasında Nihai Değerlendirme Toplantısı Mutabakat Zaptı (FAM Protokolü) Ekim 2006’da imzalanarak projeye ihracat kredi garantisi temin edildi. Ancak FAM Protokolü ekinde yer alan
görevlerden bir kısmının yerine getirilmediği gerekçesiyle Ocak 2009’da sözleşme askıya alınarak çalışmalar durduruldu. Öte yandan Ilısu Havzası’nın bulunduğu Siir, Batman, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak illerinde proje kapsamında çevre, soyso kültürel ve altyapı çalışmaları sürüyor.