Milliyetçi Hareket Partisi Karabük İl Başkanı Nurhan Barışkan, geçtiğimiz hafta içinde TBMM’de meydana gelen olaylarla ilgili olarak, "300 den fazla milletvekiliyle 70 kişilk MHP grubuna saldırarak kendilerini savunan MHP milletvekillerini suçlu göstermek hangi vicdana hangi hakka ve mantığa sığmaktadır" dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Karabük İl Başkanı Nurhan Barışkan, geçtiğimiz hafta içinde TBMM’de meydana gelen olaylarla ilgili olarak, "300 den fazla milletvekiliyle 70 kişilk MHP grubuna saldırarak kendilerini savunan MHP milletvekillerini suçlu göstermek hangi vicdana hangi hakka ve mantığa sığmaktadır" dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Karabük İl Başkanı Nurhan Barışkan, geçtiğimiz hafta içinde TBMM’de meydana gelen olaylarla ilgili olarak, "300 den fazla milletvekiliyle 70 kişilk MHP grubuna saldırarak kendilerini savunan MHP milletvekillerini suçlu göstermek hangi vicdana hangi hakka ve mantığa sığmaktadır" dedi.
(IHA) Milliyetçi Hareket Partisi Karabük İl Başkanı Nurhan Barışkan, geçtiğimiz hafta içinde TBMM’de meydana gelen olaylarla ilgili olarak, "300 den fazla milletvekiliyle 70 kişilk MHP grubuna saldırarak kendilerini savunan MHP milletvekillerini suçlu göstermek hangi vicdana hangi hakka ve mantığa sığmaktadır" dedi.
Geçtiğimiz Salı günü TBMM’deki gensoru görüşmeleri sırasında meydana gelen yumruklaşma olayları ile ilgili MHP Karabük İl Başkanı Nurhan Barışkan bir basın açıklaması yayınlayarak, AK Partili Milletvekillerinin sebep oldukları gerginlik ve çirkinliklerin gerekçesi olarak partimizi ve mensuplarını gösterme çabaları özellikle malum yandaş medyayı çok yoğun şekilde kullanarak gerçeklerden uzak, yalan, iftira boyutuna varan karalama kampanyası yürütülmekte olduğunu söyledi.
Milli iradenin temsil yeri olan yüce TBMM içinde bakan ve milletvekilleriyle gözlüklerini ceketlerini çıkararak MHP meclis grubuna hücum eden AK Partililerin insafsızca külhanbeyi edasıyla göz boyama,kandırma,aldatma ve takiyye siyasetlerine devam ederek,yandaş medyalarını da kullanarak MHP’yi suçlama ve MHP’lileri suçlu gösterme telaşı içerisine girdiklerini ifade eden Barışkan açıklamasını şöyle sürdürdü:
" 300 den fazla milletvekiliyle 70 kişilk MHP grubuna saldırarak kendilerini savunan MHP milletvekillerini suçlu göstermek hangi vicdana hangi hakka ve mantığa sığmaktadır. Eli kanlı canilere 30000 insanımızın kanını akıtan vatan hainlerine bile kucak açıp bağrına basan AK Partililerin bu MHP düşmanlığı ve nefretlerinin tek bir izahı olabilir, o da iktidardan düşeceklerini görmeleri ve yeni bir mağduriyet politikası oluşturabilir miyiz gayretinden ibarettir. Sayın Başbakanın eşinin 3 yıl önce GATA da yaşadığını iddia ettiği olayı bu gün gündeme getirerek bundan siyasi malzeme çıkarmak istemesi de düştüğü çaresiz durumun açık bir göstergesidir. Hafızalarımızı yoklarsak, 2002 den önce üniversite bahçelerinde başörtülü öğrencilerimize karanfiller dağıtarak eylem yaptıranların, Cuma namazlarından sonra Sultanahmet meydanında eylem yapanlara destek verenlerin, köprü kapattırıp,meclise yürüyüş düzenleyenlerin iktidar olunca başörtüsü mağduriyetinin giderilmesi için hiçbir şey yapmadıklarını bu konuda samimiyetsiz olduklarını görenler kandırıldıklarını anlayarak desteklerini çekmeye başlamışlardır. Sayın Başbakanın İspanya da bu mağduriyeti tekrar getirerek nemalanma niyetini sezen genel başkanımız Sayın Devlet Bahçeli başörtüsü mağduriyetinin önlenmesi için AK Parti hangi teklifi getirirse altına imza atar destekleriz diyerek talimat vermesi üzerine AK Parti kerhen ve mecburen bu çalışmanın içerisinde yer almış ve bu konuda hiçbir somut hazırlıklarının ortada olmadığı görülmüştür. Anayasanın ek17, maddesinin değiştirilmesine yanaşmamışlar ve sorunu tekrar çözümsüzlüğe itmişlerdir. Seçim çalışmalarında çarşaflı bayanlara rozet takan CHP’nin başvurusuyla anayasa değişikliği iptal edilmiştir. 2002 yılında 220 milyar dolar borçla hükümeti devralan AK Parti 7 yılda bu borcu 600 milyar dolara ulaştırmış, 70 milyar dolar özelleştirme geliri yandaş ve partililere kredi şeklinde kullanılmış,istihdam yaratma şöyle dursun işsizler ordusu çığ gibi büyümüş ve ülkemiz büyük bir ekonomik krizin içine sokulmuştur. Vatandaşlarımız büyük çoğunluğu yabancıların eline geçen bankalara borçlandırılmış,esnaf siftahsız kepenk kapatır hale gelmiş, doktorlar,eczacılar,emekliler,memurlar,demiryol işçileri, tekel işçileri velhasıl yandaş ve partilileri hariç bütün toplum kesimleri bu gün iş aş ve hak arayışı için sokaklara dökülmüştür. AK Parti hükümeti hızla eridiğini görmektedir, yanlış yaptığını bilmektedir.Gündemi değiştirmek yeni bir mağduriyet politikası oluşturmak için çırpınışları mecliste yaşanan üzücü olayın mağduru rolüne soyunmaları bu çöküşün bir ifadesidir."