Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) Van İl Koordinasyon Kurulu Üyesi Şevket Akdemir, Türkiye'de yaşayan nüfusun yüzde 35-40 kısmının tarımla uğraştığını, bu sayının Van'da 45-50 oranında olduğunu ifade ederek, bu konunun ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.
Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) Van İl Koordinasyon Kurulu Üyesi Şevket Akdemir, Türkiye'de yaşayan nüfusun yüzde 35-40 kısmının tarımla uğraştığını, bu sayının Van'da 45-50 oranında olduğunu ifade ederek, bu konunun ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. TMMOBVan İl Koordinasyon Kurulu tarafından Urartu İş Merkezi'nde Van'da yaşanan kuraklıkla ilgili basın toplantısı düzenlendi. Ziraat, mimarlar, inşaat, elektrik, jeoloji, kadastro, harita ve gıda mühendislikleri odalarının da temsilcilerinin katıldığı toplantıda açıklamayı Van İl Koordinasyon Kurulu adına Şevket Akdemir yaptı. Van'daki arazi varlığının yüzölçümünün 19 bin 229 kilometre kare olduğunu ifade eden Akdemir, buna göllerin dahil edilmesiyle birlikte 21 bin 3 kilometre kareye ulaştığını belirtti. Van'da normal şartlarda yağış miktarının metrekareye 300 kilogram dolayında olduğunu vurgulayan Akdemir, 2008 yılının kış aylarında yeterli miktarda karın yağmaması ve yılın ilk 6 aylık yağış miktarının yeterli olmamasının kuraklığın başlıca sebebi olduğunu kaydetti. Akdemir, "Devlet Su İşleri (DSİ) teknik elemanlarımızdan aldığımız bilgilere göre, 2007 yılında ilk 6 aylığında Zernek Barajı 92 bin 782 hekto metreküp su, Sarı Mehmet Barajı 132 bin 988 hekto mektreküp su, Koç Köprü Barajı ise 81 bin 233 hekto metreküp su ile doluyken, 2008 yılının ilk 6 ayında Zernek Barajı 63 bin 148, Sarı Memet Barajı 117 bin 945 ve Koç Köprü Barajı ise 72 bin 933 hekto metreküp suya mevcuttur. Anacak 2007-2008 yılları arasındaki su seviyeleri mukayese edildiğinde 2008 yılında barajlardaki su seviyesinin azaldığı bariz görülmektedir. Meteorolojik verilere bakıldığın 2008 yılının 6 aylığında toplam yağış miktarı 179 metrekare kilogram olduğu görülmektedir. Kurak iklime sahip ilimizde kışın yağacak kar, çayır, mera ve ekili alanlar için ciddi manada önem arz etmektedir. 2008 yılının gerek kış aylarında gerekse nisan, mayıs ve haziran aylarındaki yağış azlığı ilimizde yaşanan kuraklığa sebep olmuştur" dedi. Geçiminin tamamına yakınını tarım ve hayvancılıkla geçiren bölge ve ildeki çiftçilerin zor koşullar altında yaşamlarını idame ettiklerini de sözlerine ekleyen Şevket Akdemir şöyle konuştu; "Yaşanan kuraklık geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığı yüzde 70-80 oranında etkilemiştir. Kuru tarım yapan 675 köyde toplam buğday, arpa ve ekili 21 bin 582 dekarlık alan kuraklıktan payını almıştır. 2008 yılında meydana gelen kuraklığın telafisi için hükümet, hasat sırasında üreticilerin ürünlerine yüksek fiyat vererek, kamusal depolamaya gitmelidir. Kırmızı mercimek dış satımı derhal durdurarak, orta vadede 1980'li yıllarda uygulamalı nadas alanlarının daraltılması projesine tekrar başlatmalıdır. Zor koşullar göz önünde bulundurularak prim destekleri yeniden belirlenmeli, kuraklık yaşanan illerin 'Tabi Afet Kanunu' uygulamasına dahil edilip masraflar teknik olarak hesaplanıp en azından karşılanmalıdır. Gelecek yıllar içinde KuraklıkTarım Sigortaları kapsamına alınmalı ve sigorta bedelinin yüzde 50'sini değil de yüzde 90'nı karşılanmalıdır. Desteklemeler ürün bazında bölgede yetişen ürünlere ve ülke açısından ithal açığı bulanan ürünlere üretim masrafları ve üretim dönemlerine göre verilmelidir. Yeteri kadar ziraat mühendisleri ve teknik elemanlar kırsal kesimde sağlanmalıdır. Boşaltılan köylerin üretim sürecine katılımı için köye dönüşler sağlanmalı, toprak ve su kaynakları korunarak yönetimli arazi kullanım planları yapılmalıdır."