Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Tamer Taşkın, Türkiye'nin sıkıntılı günler yaşadığını söyledi.
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Tamer Taşkın, Türkiye'nin sıkıntılı günler yaşadığını söyledi. Taşkın, bu nedenle ülkenin popülist politikalara değil refahını artıracak doğru ve tasarrufu teşvik edici politikalara ihtiyacı olduğunu anlattı. Mahalli seçimlerden geçen Türkiye'nin popülist politikalara ihtiyacı olmadığını belirten Taşkın, "Türkiye bugüne kadar popülist politikaların bedelini ödedi. Türkiye'de kim kazandıysa halka doğruyu söylediği periyotlarda kazandı. 2002-2007 arasında hükümet yine ortaya koyulmuş olan programa uyduğu ve birçok gerçeği için doğru yaptığı için bu başarıları elde etti. Mahalli seçimlerin baskısından dolayı olaylara farklı yaklaşıldığını görüyoruz Bence ülkenin popülist politikaya, programa ihtiyacı yok. Bu ülkenin tasarrufa daha çok kemer sıkmaya, hesabını bilmeye her şeyi doğru yapmaya ihtiyacı var aksi hale refaha huzura çıkamayız" dedi. FİNANS EN BÜYÜK SIKINTI Türk sanayisinde en büyük sorunun finans olduğunu fakat bunun dile getirilmediğini ifade eden Tamer Taşkın, bu sıkıntıyı en yakından yaşayanların ise KOBİ'ler olduğunu söyledi. KOBİ'lerin finans bulmakta zorlandığını belirten Taşkın, şöyle konuştu: "Finans bulma ve maliyetinin yüksekliği sorunu KOBİ'lerimizin en büyük sorunu. Öncelikle finans bulamıyor. Bulduğu zaman en pahalı ve uzun vadeliyi buluyor. Sen Avrupalı ile yarışıyorsun, finans sektöründe onun bulduğu finansı sen bulamıyorsun. Bu işçiliğin, enerjin finansın pahalı nasıl rekabet edeceksin. Türk sanayisi cansiperane savaş veriyor. Yeni pazar, katma değerli mallar yaratmaya çalışıyor. 2008'e umutla ve her şeyin iyiye gideceği hevesiyle girdik. Bugün tam anlamıyla konular dağıldı. Mahkeme sürecine girildi. Her şey bekliyor. Ancak yazık ki Türkiye'nin bekleyecek zamanı yok." MERKEZ BANKASI SEÇİM SÜRECİNDE İMAJ SORUNU YAŞANIYOR Merkez Bankası Başkanı seçim sürecinde imaj sorunu yaşandığını ifade eden Taşkın, dünyaya güçlü mesaj verebilmenin önemine değindi. Süreyya Serdengeçti'nin dünyada güçlü bir imajı olduğunu ve Merkez Bankası'nın imajı için önemli kriterlere sahip olduğunu anlatan Taşkın şöyle konuştu: "Süreyya Serdengeçti gibi ciddi, imajı güçlü dünyada saygın yeri olan bir Merkez Bankası başkanının periyodu dolduğu zaman değiştirildi. Görevine devam edebilirdi. Devam etseydi dünyaya verdiği imaj da güçlü olacaktı. Değişirken de şu andaki Merkez Bankası başkanının imajını zedeleyen bir imajla değişti." Yeni başkan gelmesinin gündeme getirildiğini anlatan Taşkın, sözlerine şöyle devam etti: "O da gitse üçüncüsü gelse, üçüncüsü gitse dördüncüsü gelse değişen bir şey olmaz. Merkez Bankası öyle sorumluluk taşıyor ki Merkez Bankası Başkanı görevini sorumluğunu yerine getiriyor. Başkan değişse de her gelen başkanın görevini hakkı ile yerine getirecektir. Merkez Bankası'nın yapmak zorunda olduğu ile hükümeti beklentisinin arasında bir fark var ki orada gerilim çıkıyor. Ancak, Merkez Bankası da tarafsız ve gelecekte uzun vadede kendisine verilen görevi yapmak zorunda." FİRMALAR TAAHHÜTLERİNİ YERİNE GETİREMİYOR Piyasalarda gözle görünür bir sıkıntı yaşandığını belirten Taşkın, bazı hammadde, demir ve malzeme fiyatlarında ciddi artış görüldüğünü söyledi. Taahhütü olan firmaların bu taahhütleri yerine getiremediğini belirten Taşkın, şunları söyledi: "Firmalar taahhütlerini yerine getiremiyor. Bu şartlarda otomotiv yan sanayisinde yavaşlama var. Döviz değer kazanında ihracatta da sıkıntı var. Bu periyotları yaşıyoruz." Sanayicilerin bunca sıkıntıya rağmen sürekli çözüm arayışında olduğunu ifade eden Taşkın, sözlerini şöyle tamamladı: "Sanayici hep çözüm ile bunu aşmaya çalışıyor. Yeni pazar ve müşteri buluyor. Maliyetini düşürmeye çalışıyor. Daha ucuz malzemeyi arıyorlar. Firmalardan müşteri sadakati kalmadı. Ben daha ucuzu alıyorum, iki lira ucuz verenden alıyor. Her gün fiyatları rekabet edebilir. Duruma getirmek için ucuz kaynaklar bulmak durumundayız"