I. Kpmg Türkiye Finansal Risk Yönetimi Konferansı
15.05.2008
Dünyanın en büyük denetim, vergi ve danışmanlık firmalarından KPMG'nin Çırağan Sarayı Kempinski'de gerçekleştirdiği 1. KPMG Türkiye Finansal Risk Yönetimi Konferansı finans sektörü yöneticilerini ve uzmanlarını bir araya getirdi.
Dünyanın en büyük denetim, vergi ve danışmanlık firmalarından KPMG'nin Çırağan Sarayı Kempinski'de gerçekleştirdiği 1. KPMG Türkiye Finansal Risk Yönetimi Konferansı finans sektörü yöneticilerini ve uzmanlarını bir araya getirdi. Konferansa Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Üyesi Erol Bektaş, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk ve Deutsche Bundesbank (Almanya Merkez Bankası) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hans Reckers de katıldı. KPMG Türkiye Başkanı Bülent Ejder konferansın açılış konuşmasında Dünya bankacılık sektörü açısından bakıldığında, içinde bulunduğumuz günlerin son on yılların en zorlu zamanları olduğunu kaydederek, "Geçerliliği kanıtlanmış ve küresel olarak da tanınmış banka yönetim stratejileri ve risk yönetim metodolojileri günümüzde artık yeterli olamıyor. Şeffaflık ve hatta serbest finans piyasaları konusu bile sıklıkla sorgulanıyor" dedi. Konferansta gazetecilerin sorularını yanıtlayan TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, Uzan Grubu'nun borçları karşılığında fona devredilen Adabank'ta satış aşamasının sonuna geldiklerini söyledi. Yargı sürecinde dava açanların yürütmeyi durdurma talebinin reddedildiğini hatırlatan Ertürk, hukuki anlamda önlerinde herhangi bir engel bulunmadığını da ifade etti. Adabank'ın küçük bir banka olarak sistemde yaşamasını istemediklerini belirten TMSF Başkanı, "Mutlaka bir çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. Sanıyorum önümüzdeki hafta içinde satışın şartlarını, fiyatını, takvimini ilan edebileceğiz" dedi. İyi bir talep beklentilerinin olduğunu ve yabancı yatırımcıların da devreye girebileceğini ifade eden Ertürk, "Buradaki tek dezavantaj, Adabank'ın şube altyapısının olmamasıdır. Lisans ağırlıklı bir varlık yapısına haiz. O nedenle, oraya yatırım yapacak yabancıların da yerlilerin de Adabank'ı sistemde daha büyük bir oyuncu haline getirmek için oraya biraz daha fazla sermaye ile girmeleri, daha büyük bir mali güçle girmeleri gerekiyor. Onun için biz bu defa ön yeterlilik şartları koyacağız. O ön yeterlilik şartları daha çok bu düşünceyle, yani yatırımcılarda Adabank'ın gerektirdiği finansal yapıya sahip olmasını arayacağız" şeklinde konuştu. Adabank'ın bugün sahip olduğu şekliyle yaşamasının hem sektör hem de kendileri için çok olumlu bir durum olmadığını ifade eden Ertürk, koşulların da bankaya yatırım için çok kötü olduğunu düşünmediklerini ve ikinci seferde başarılı olacaklarına inandıklarını kaydetti. Ahmet Ertürk, CHP'nin ATV-Sabah satışıyla ilgili gensoru önergesi verdiğinin hatırlatılması üzerine, gensorunun politik bir denetim mekanizması olduğunu, kendileriyle ilgisinin bulunmadığını söyledi. Gensoruda bu sürece ilişkin bir iddianın yer almadığını da belirten Ertürk, "Tek konu, tartışılan neden tek alıcıya kaldığı. Oysa 8 yatırımcı şartname aldı. Her birinin mutlaka bir yabancı ortağı vardı. Temmuz-Ağustos ayları uluslararası türbülansın şiddetlendiği bir döneme denk geldi. Satışımızın yaklaştığı tarihe doğru yabancı yatırımcılar iştahlarını kaybettiler" dedi. Yerli yatırımcılarda medya sektörüne karşı ilgisizlik ve tedirginlik bulunduğunu belirten Ertürk, "Çok sayıda katılımcı olup düşük bir fiyat olmasındansa tek katılımcı ama istediğimiz fiyatı alabildiğimiz bir ihale bize daha sempatik. 1 milyar 100 milyon dolar iyi bir fiyattı, beklediğimiz fiyattı" diye konuştu. "Şu anda rahatım kuşlar gibi" diyen TMSF Başkanı Ertürk, "Eğer uluslararası finansal problemler yaşanmamış olsaydı, fiyat onun üstüne de çıkabilirdi. Paranın gideceği yeri biliyorsunuz. Bu para hepimizin cebine gidecek" dedi.
|