Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Başkanı Bülent Aymen, Çukurova'nın tarım deposuyken sanayi merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Aymen, AKİB olarak 2008 yılında 5 milyar dolarlık ihracat hedeflediklerini belirtti.
Akdenizİhracatçı Birlikleri (AKİB) Başkanı Bülent Aymen, Çukurova'nın tarım deposuyken sanayi merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Aymen, AKİB olarak 2008 yılında 5 milyar dolarlık ihracat hedeflediklerini belirtti. Aymen, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin son 10 yılda ihracatta önemli bir patlama yakalayarak ekonomide dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdiğini kaydetti. Geçen yıl ihracatta 100 milyar dolar psikolojik sınırı aşıp 105 milyar dolar ihracata ulaşıldığını anımsatan Aymen, bu yıl 120 milyar dolarlık bir hedef olduğunu söyledi. Türkiye'nin 2023 yılında 500 milyar dolarlık bir hedefi önüne koyduğunu kaydeden Aymen, AKİB'in sorumluluk bölgesinin hem coğrafi konumu hem de ihracat potansiyeli itibariyle Türkiye'nin en önemli bölgelerinden biri olduğunu vurguladı. 20-25 yıl öncesine kadar Türkiye'nin bir tarım ülkesi olduğunu ve 1990'lı yıllarda yaptığı 20-25 milyar dolarlık ihracatın büyük bölümünü tarım ürünlerinin oluşturduğunu hatırlatan Aymen, "Daha sonra ihracat kabuk değiştirdi. Sanayi ürünleri ağırlık kazanmaya başladı ve bugün baktığımızda durum tamamen tersine döndü. Yüzde 80-85 oranında sanayi ürünleri ihracatı var, yüzde 11 civarında da tarım ürünü ihraç ediyoruz. Çukurova tarım deposuydu,
şimdi Türkiye'nin en önemli sanayi merkezlerinden biri haline geldi. Türkiye'den yapılan ihracatın önemli bir bölümü AKİB bölgesinden yapılıyor. Demir ihracatının yüzde 30'luk, otomotiv ihracatının yüzde 1,60'lık, çimento ihracatının yüzde 24'lük bölümü ve elektrik-elektronik ihracatının ise yüzde 7,50'lik kısmı bölgemizden gidiyor. Bu sene sonu itibariyle AKİB olarak 5 milyar dolarlık ihracat hedefliyoruz" dedi. Tarımdan sanayiye doğru bir geçişin olduğunu belirten Aymen, bu geçiş sırasında bir takım yaralar aldıklarını söyledi. Bu konuda bir takım teknik önlemlerin alınması gerektiğini ifade eden Aymen, "Çünkü bir yandan sanayi ürünlerinin ihracatı yapılırken, ürün burada üretiliyor ancak ihracatı gerçekleştirilirken diğer bölgeler üzerinden ihraç ediliyor. Bir kere bunu kendi bölgemize çekmeliyiz ve bu bölgede üretilen bu bölgeden ihraç edilmeli. İkinci büyük sorun ise ürününü burada üretenlerin, buradan ihraçedenlerin vergi kaydını başka yerler üzerinden göstermesi. Bunları AKİB bünyesine almamız gerekiyor" diye konuştu.
Tarımdan sanayiye geçiş sürecinin tam olarak tamamlanamadığını söyleyen Aymen, "Sanayi alt yapı yatırımları tam olarak hazır değil. İskenderun'da yassı mamul üretimi üzerine yapılan yatırımlar sadece bölgemizi değil Türkiye'nin de dış ticaretini de ilgilendiren büyük yatırımlar. Yan sanayimizi de geliştirmemiz lazım. Yatırım yapıp mamulü ürettiniz, yan sanayiniz olmazsa sadece kendi ürettiğiniz alanla sınırlı kalırsınız. Çin'de kotalar katlıktan sonra Türkiye'de tekstil- konfeksiyon sektörü yara aldı. Bizim bölgemizde özellikle Adana ve Mersin'de tekstil ve konfeksiyon üzerine çok ciddi yatırımlar var. Bunlarla ilgili olarak hükümetin bir takım sorunları yerel merkezlerin desteğiyle çözmeli" şeklinde konuştu. Türkiye'nin markalaşma sürecine girmesi gerektiğini ifade eden Aymen, markalaşma konusunda çok geç kalındığını, Türkiye'nin bundan 20 sene önce markalaşma sürecine girmiş olması gerektiğini belirtti. Narenciye problemi üzerinde de duran Aymen, "Türk milleti olarak hep problemler kapımıza dayanınca çözüm arıyoruz. Ama çözümü bulmakta çok geç kalıyoruz. Narenciyede 1970'lerin ikinci yarısından itibaren, Arap ülkeleri yaş sebze ve meyvede ihracat kapısıydı. Arap ülkelerine giden ürünlerde bir takım suiistimaller oluştu. Suriye bu konuda akıllı davrandı, bizden teknikleri öğrendi ve üretim yapmaya başladı. Biz pazarımızı kaybettik. Yani bugün yaş meyve sebzede Arap pazarında rekabet şansımız kalmadı"dedi. AKİB hinterlandında bölgesel olarak kalkınmak için ihracatta gerekli alt yapıyı sağlamak, ihracatçıyı bilinçlendirmek ve özellikle limanları çok efektif bir şekilde kullanmak gerektiğini kaydeden Aymen, önerilerini şöyle sıraladı: "MersinLimanı'nın özelleştirilmesi olumlu bir puan. Mersin ve İskenderun limanları, Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu bölgelerinin uluslararası pazarlara açılan kapılarıdır. Bizim bunu çok iyi değerlendirmemiz gerek. İskenderunLimanı bir an önce özelleştirilmeli. Çünkü İskenderunLimanı aynı zamanda GAP'ın çıkış yeri. Liman alt yapımızı düzgün hale getirmeliyiz. Lojistik alt yapımızı tren ve karayoluyla sağlamlaştırmalıyız Akib, 5 Milyar Dolarlık İhracat Hedefliyor